Ekrem İmamoğlu 3 davada hakim karşısında. Casusluk davasında savcıdan ara mütalaa, diploma davasında erteleme
Ekrem İmamoğlu bugün İBB, casusluk ve diploma davasında hakim karşısına çıkıyor. İmamoğlu, ilk olarak sahte diploma davasına katıldı ve dava 25 Aralık'a ertelendi. Casusluk davasında ise savcı mütalaasını vererek İmamoğlu ve 3 sanığın tutukluluğunun devamını istedi.
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıktı.
İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, diploma davasında bekledikleri evrakın mahkemeye geldiğini söyleyen Demir, İmamoğlu'nun o davada söz konusu evrakla ilgili konuştuktan sonra bu duruşmaya getirilmesini talep etti.
Kendisi gibi 28 arkadaşının diplomasının iptal edildiğini, ceza davasının sadece kendisine açıldığını öne süren İmamoğlu, soruşturma ve operasyonun sadece kendisine yapıldığını iddia etti.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, 5. İdare Mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, Danıştay aşamasında olan 5. İdare Mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenmesine hükmetti.
Duruşma, daha sonra 25 Aralık saat 11.00'e ertelendi.
ERTELENDİ
Hakim, diplomaya ilişkin 5. İdare Mahkemesi'nin kararının dosyaya geldiğini belirterek, söz konusu kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmedildiğini kaydetti. İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde müzakere yazılarak kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin yazılı akıbetinin sorulmasına ve cevabın beklenmesine karar verildi.
Esasa ilişkin mütalaa açıklanmadı. Dava 25 Aralık'a ertelendi.
NE OLMUŞTU?
Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e 18 Eylül 2024'te başvuruda bulunuldu. Bu ihbar üzerine 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunuldu. Söz konusu şikayetin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğuna dair iddialar ve haberler üzerine şubat ayında soruşturma başlattı. 18 Mart 2025'te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu 61'inci toplantısında, İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının yokluk ve açık hata iddiasıyla iptal edilmesine karar verdi. Bu gelişme üzerine 8 Temmuz 2025'te İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılanacağı iddianameyi kabul etti. İmamoğlu'nun diploma bilgileri 5 Ağustos 2025'te İstanbul Üniversitesi'nin veri tabanından silindi ve e-Devlet'te de görünmez hale geldi.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
16 Şubat 2026'da İmamoğlu, üniversite diplomasıyla ilgili “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığı davada dördüncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı idare mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmederek duruşmayı bugüne erteledi.
Ekrem İmamoğlu "Benden her şeyi parçalasanız sahteci çıkmaz." diyerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istenen İmamoğlu savunmasında, yargılandığı davaları hatırlatıp bunların ana nedeninin korku olduğunu savundu.
CASUSLUK DAVASIİmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı casusluk davasında 2'nci duruşma başladı.
Ara mütalaasını açıklayan savcı, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.
DİPLOMA DAVASINDAN GETİRİLDİ
Diploma davasının ertelenmesinin ardından İmamoğlu, casusluk davasına getirildi.
NE OLMUŞTU?
Geçen yıl temmuz ayında casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği öne sürülmüştü. Bu kapsamda iddianame hazırlanmış, iddianamede Gün'e ait dijital materyaller, yazışmalar ve ifadeler yer almıştı.
İmamoğlu davanın siyasi olduğunu savunmuştu.
Dosya kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ tutuklanmış, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1'e kayyum atanmıştı.
Yanardağ, mütalaaya karşı beyanında, davanın siyasi olduğunu öne sürdü.
Özkan da davanın casuslukla ilgisi olmadığını, masum olduğunu savundu.
Gün ise örgüt yöneticisi olmadığını, varlığı ileri sürülen bir örgüte bilerek yardım etmediğini, kimseye casusluk iftirası atmadığını, kendisinin de casus olmadığını iddia etti.
İSTENEN CEZALAR
İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
İBB DAVASIGeçen hafta görüşülen İBB davasının duruşmasında İmamoğlu, kendisinden bugün savunma istenmesine tepki göstermiş "6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında iki ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası'nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası'nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde. Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok." demişti.
Mahkeme heyeti sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını beklerken 62. duruşma bugün başladı.
Duruşmada İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz savunmasını yaptı. Yılmaz, hiçbir kurultay delegesiyle irtibatı olmadığını, CHP il binasının alım sürecinde de yer almadığını iddia eden Yılmaz, “Ben, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütünü iddiasını reddediyorum. Böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum. İddianamede benim doğrudan İmamoğlu’na bağlı vasıflı bir üye olduğum ve örgütün Beylikdüzü Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı olduğu iddia edilmektedir." dedi.
Yılmaz, suçtan kaynaklı bir gelirinin de olmadığını sözlerine ekledi.
İSTENEN CEZALAR
Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.
Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
İmamoğlu ise bugüne kadarki olan duruşmalarda davayı "siyasi" olarak nitelendirdi ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.