Taliban ile AB arasında sığınmacı pazarlığı

Afganistan'da iktidarda olan Taliban'dan bir heyet, sığınma talebi reddedilen ve suça karışan Afganların geri gönderilmesini görüşmek üzere Brüksel'de AB yetkilileriyle ilk kez bir araya geldi.

24 Haz 2026 - 12:01 YAYINLANMA
Taliban ile AB arasında sığınmacı pazarlığı

Afganistan'da yönetimi elinde bulunduran Taliban'dan bir heyet, dün Brüksel'de Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle ilk kez bir araya geldi.

 

Hak örgütleri bu görüşmeyi Taliban'ın meşrulaştırılması olarak nitelendirip tepki gösterirken, AB ise görüşmenin sığınma başvurusu reddedilenlerin geri gönderilmesini kolaylaştırmak adına atılmış bir adım olduğunu savundu.

 

AB ve üye ülkeler, ABD liderliğindeki NATO güçlerine karşı yürütülen 20 yıllık savaşın ardından beş yıl önce yeniden iktidara gelen Taliban hükümetini resmi olarak tanımıyor.

 

Fakat Brüksel yönetimi, suça karışan ya da tehlikeli görülen ve sığınma talepleri reddedilen düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilebilmesi için Afganistan'ın "fiili yetkilileriyle" sınırlı görüşmeler yapmanın gerekli olduğunu ifade ediyor.

 

Avrupa Komisyonu sözcüsü, komisyondan ve 15 AB üyesi ülkeden yetkililerin katıldığı Brüksel'deki toplantının, ocak ayında Kabil'de yapılan görüşmenin devamı niteliğinde olduğunu açıkladı.

 

Sözcü, "Avrupa Komisyonu birimleri ve İsveç, bugün Brüksel'de, Afganistan'ın geri kabul ve geri gönderme süreçlerinden sorumlu fiili yetkililerinin teknik düzeydeki temsilcileriyle teknik düzeyde bir toplantıya eş başkanlık etmiştir" dedi.

 

Afganistan Dışişleri Bakanlığı ise görüşmenin gündeminin daha geniş olduğunu bildirdi.

 

Bakanlık Sözcüsü Abdul Qahar Balkhi, masadaki konular arasında AB genelinde olası bir konsolosluk varlığı kurulması, buradaki Afganlar için konsolosluk hizmetlerinin yeniden başlatılması ve "güven artırıcı önlemler alınması ihtiyacının" yer aldığını kaydetti.

 

Balkhi, ziyaretin "tarihi" olduğunu vurgulayarak, görüşmenin yurt dışında yaşayan Afganların konsolosluk haklarının korunması adına olumlu bir ivme kazandıracağı yönünde umut yarattığını ekledi.

 

Öte yandan, Avrupa Komisyonu tarafından Balkhi'ye gönderilen mektupta, görüşmelerin doğrudan "AB'de kalma hakkı bulunmayan Afganistan vatandaşlarının geri dönüşü ve geri kabulüne" odaklanacağı belirtildi.

Taliban heyetinin ziyareti, insan hakları örgütleri ve bazı Avrupalı siyasetçilerden tepki gördü. Tepki gösteren çevreler, bu tür temasların Afganları tehlikeye atabileceğini ve AB'nin temel değerlerine zarar vereceğini savunuyor.

 

Nobel Barış Ödülü sahibi Pakistanlı eğitim aktivisti Malala Yousafzai, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Avrupa, dünyadaki en kötü insan hakları krizlerinden birinin sorumlusu olan bir rejimi meşrulaştırmamalıdır. Taliban ile kurulacak her türlü temas, Afgan kadın ve kız çocuklarının haklarıyla başlamalı ve yine bu haklarla son bulmalıdır" ifadesini kullandı.

 

Ziyaret, Taliban'a meşruiyet kazandırma riskinin yanı sıra yol açabileceği olası sonuçlar nedeniyle de tartışmalara neden oluyor.

 

UNHCR'nin eski Politika Geliştirme ve Değerlendirme Başkanı ve Oxford Üniversitesi misafir öğretim üyesi Jeff Crisp, "En belirgin ve tehlikeli sonuç, Afganların AB'den geri gönderilecek olması ve ulaştıklarında Taliban'ın zulmüyle karşı karşıya kalacak olmalarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) araştırmacısı Fereshta Abbasi ise "Taliban ile kurulacak her türlü temasın, insanları tehlikenin içine geri göndermeye değil, insan haklarının korunmasına ve hesap verebilirliğe öncelik vermesi gerekir. AB ülkeleri, bir yandan Taliban'ın ihlallerini kınayıp hesap sorulmasını isterken, diğer yandan Afganları zorla geri göndermek için Taliban ile işbirliği yaparak kendi inandırıcılıklarını zedeliyor" dedi.

 

Görüşme günü, Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) aktivistleri de Avrupa Komisyonu genel merkezi önünde toplanarak üzerinde "Utanç" yazılı bir pankartla protesto düzenledi.

 

Belçika Dışişleri Bakanlığı, Afgan temsilcilere yalnızca bir gün süreyle ülkeye giriş izni veren ve serbest dolaşıma imkan tanıyan Schengen bölgesine geçişlerini engelleyerek varlıklarını sadece Belçika topraklarıyla sınırlayan özel bir vize düzenledi.

 

Afganlar, AB'ye sığınma talebinde bulunan en büyük göçmen gruplarından birini oluşturuyor. Buna karşın, Avrupa'da sığınma başvurusu reddedilen ya da suça karışan kişilerin sınır dışı edilme süreçlerini hızlandırmak isteyen hükümetlerin sayısı artıyor.

 

Taliban ise beş yıl önce yeniden iktidarı ele geçirmesinden bu yana kadınların seyahat özgürlüğünü kısıtladı, kız çocuklarının ilkokul sonrasında eğitim almasını yasakladı ve ifade özgürlüğü ile istihdama erişimi engelleyen ahlak yasalarını uygulamaya koydu.

2021'DE İKTİDARI ELE GEÇİRMİŞLERDİ

Taliban, Ağustos 2021'de Batılı koalisyon güçlerinin Afganistan'dan çekilmesi sırasında ülke genelinde kontrolü ele geçirerek iktidara geldi. 

 

AB ülkeleri dahil dünyanın büyük bölümü Taliban'ın kurduğu hükümeti tanımadı.

 

Buna rağmen birlik, güvenlik, göç ve insani yardım konularında Taliban yönetimiyle teknik temaslarını sürdürüyor.

 

AB'nin Afganistan temsilciliği Ocak 2022'de Kabil'de faaliyetlerine yeniden başladı. Temsilcilik, insani yardım koordinasyonu, kırılgan grupların desteklenmesi ve insan hakları alanlarına odaklanıyor.

 

Çok sayıda Avrupa ülkesi ise Afganistan ile diplomatik ilişkilerini Doha'ya taşınan büyükelçilikler üzerinden yürütüyor.

 

AB'nin Taliban ile temas arayışının arkasında, birliğin son yıllarda giderek sıkılaşan göç politikalarının olduğu biliniyor.

 

Avrupa Birliği Konseyi'nin 2024 baharında onayladığı ve 12 Haziran'da yürürlüğe giren Yeni Göç Paktı, AB'nin 2015'teki "açık kapı" yaklaşımından uzaklaştığına işaret ediyor.

 

Yeni düzenlemeler, dış sınır kontrollerinin güçlendirilmesini ve düzensiz göçmenlerin daha etkin biçimde geri gönderilmesini öngörüyor.

 

On ayrı yasal düzenlemeden oluşan Göç ve İltica Paktı kapsamında, AB dış sınırlarında üçüncü ülke vatandaşlarının taranmasını öngören sistem devreye alındı.

 

Ayrıca ani ve kitlesel göç hareketleri karşısında üye ülkelere olağanüstü tedbirler uygulama imkanı tanıyan kriz mekanizması oluşturuldu.

 

Paktın bir diğer unsuru olan "zorunlu dayanışma" sistemi ise yoğun göç baskısıyla karşılaşan ülkeler arasında yük paylaşımını amaçlıyor.

 

Avrupa Parlamentosu 18 Haziran'da, AB'de kalma hakkı bulunmayan göçmenlerin zorla geri gönderilmesini hızlandırmayı amaçlayan yeni yasayı da kabul etti.

 

Düzenleme, Özbekistan veya Tacikistan gibi AB dışındaki ülkelerde göçmen merkezleri kurulabilmesine imkan tanıyor.

 

Sağ ve aşırı sağ siyasi grupların desteğiyle kabul edilen yasa 418 oyla onaylanırken, 218 milletvekili karşı oy kullandı ve 30 kişi çekimser kaldı.

 

Yasa ayrıca ülkeden ayrılmayı reddeden kişilere gözaltı dahil daha sert yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor.

AFGANİSTAN'DAN AVRUPA ÜLKELERİNE İLTİCA BAŞVURULARI AZALDI

AB Sığınma Ajansı'nın (EUAA) verilerine göre geçen yıl AB+, yani AB ülkeleri ile Norveç, İsviçre, İzlanda ve Lihtenştayn'da yapılan iltica başvuruları bir önceki yıla göre yüzde 19 azalarak yaklaşık 822 bine geriledi.

 

Başvurulardaki düşüş ikinci yıl üst üste devam etti. Buna karşın Afgan vatandaşları, AB ülkelerinde en fazla iltica başvurusu yapan grup haline geldi.

 

Afgan vatandaşları arasında kadınların oranı yüzde 44'e yükselerek kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

 

Avrupa'nın resmi istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre Afgan vatandaşlarına yönelik AB'den ayrılma kararlarının sayısı da artıyor.

 

2025'in üçüncü çeyreğinde bu kararlar yıllık bazda yüzde 27 yükseldi. Almanya, ülkede yaşayan 400 binden fazla Afgan vatandaşı arasında doğrudan sınır dışı sürecini başlatırken, 2025 sonuna kadar yaklaşık 100 kişinin Afganistan'a gönderildiği bildirildi.

 

Yaklaşık 40 Afgan ve uluslararası insan hakları örgütü de kısa süre önce AB yetkililerine çağrıda bulunarak Afganistan'a yönelik sınır dışı işlemlerinin durdurulmasını istedi.

 

Rawadari ve Accountability Watch Afghanistan'ın da aralarında bulunduğu kuruluşlar, ülkede yargısız infazların, işkencenin ve kadınlar ile kız çocuklarına yönelik sistematik ayrımcılığın sürdüğünü belirterek Afganistan'ın geri dönüşler için güvenli olmadığını savundu.

 

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) 11 Haziran'da yayımladığı rapora göre dünyadaki zorla yerinden edilmiş kişilerin sayısı geçen yıl yüzde 4 geriledi.

 

Kurum bu eğilimi, mülteciler ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin menşe bölgelerine kitlesel dönüşleriyle ilişkilendirdi. 2025'te toplam geri dönüş sayısı yıllık bazda yüzde 50 artarak 14,7 milyonu aştı ve UNHCR'nin yaklaşık 60 yıllık kayıtlarındaki en yüksek seviyelerden birine ulaştı.

 

Bu geri dönüşlerin 10,3 milyondan fazlasını ülke içinde yerinden edilmiş kişiler oluştururken, yaklaşık 4,4 milyon mülteci de menşe ülkelerine döndü.

 

Bu rakam, 2024'e göre üç kat artış anlamına geliyor ve kurum tarihindeki en yüksek ikinci yıllık seviye olarak kaydedildi.

 

UNHCR, geri dönüşlerin büyük bölümünün "ev sahibi ülkelerde artan zorlukların baskısı altında" gerçekleştiğini belirtti.

 

Rapora göre çok sayıda kişi, güvenlik sorunlarının sürdüğü, temel hizmetlere erişimin sınırlı olduğu ve altyapının tahrip durumda bulunduğu bölgelere dönmek zorunda kaldı.

 

BM verilerine göre dünyadaki Afgan mülteci sayısı 2025 sonu itibarıyla 3,7 milyona geriledi. Bu sayı 2024'te 5,8 milyon seviyesindeydi.

 

Düşüşte özellikle Pakistan ve İran'ın göç politikalarındaki değişiklikler etkili oldu. İran'dan 2025 yılında yaklaşık 1,9 milyon Afgan, bunların 1,4 milyonu mülteci olmak üzere ülkesine döndü.

 

Pakistan'dan dönen yaklaşık 1 milyon Afgan'ın yüzde 80'ini kadınlar ve çocuklar oluşturdu. Tacikistan'dan ise yaklaşık 2 bin Afgan sınır dışı edildi.

Kaynak :
ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: